Eskişehir’de yıllardır konuşulup bir türlü çözülemeyen bir mesele var:
Üreten, ticaret yapan, istihdam sağlayan firmaların depolama sorunu!
Bilinen ama adı konmamış bir kriz bu.
Sessiz ilerliyor ama her geçen gün biraz daha büyüyor.
Yeni bir sorun yok ortada…
Yıllardır ötelenen bir gerçeğin artık taşması var.
Bugün ESKO’nun çıkışı da aslında bu sürecin bir patlaması!
+++
Biliyorsunuz şehrin sanayi siteleri küçük.
Zaten onların başlı başına çözüm bekleyen meseleleri var.
OSB’ler de sadece üretime izin veriyor.
Peki, bu şehirde depolama yapmak zorunda olan yüzlerce şirket ne yapacak?
Herhangi bir yer bulamayınca mecburen şehrin sağında solunda çözüm arıyorlar.
Sonra ne oluyor?
“Ruhsatsız” denilip ceza kesiliyor.
Anlayacağınız;
Bu şehirde üretmek isteyenin, büyümek isteyenin önü tıkanıyor.
+++
Ama işin bir de daha kritik boyutu var.
Bu mesele sadece belediyelerin çözebileceği bir başlık değil.
Yeni imar alanları açılacaksa, planlı ticaret bölgeleri kurulacaksa
işin içinde bakanlık da olmak zorunda.
Bırakın ticaret alanını, yeni bir imar alanı açmak isteyen belediyelere ilgili bakanlığın izin vermediğini Başkan Ahmet Ataç’ın açıklamalarından anlıyoruz.
Yani bu iş ya birlikte çözülecek…
Ya da hiç çözülmeyecek.
Ve asıl iş tam da burada başlıyor.
Eğer yerel yönetimler ile iktidar bu konuda ortak akıl üretmezse,
Yıllardır bu şehirde yatırım yapan, istihdam sağlayan firmalar hazır çözümü olan başka şehirlere yönelir!
İşin içinde ekmek parası varsa kimse beklemez!
Zira…
Gaziantep çözmüş.
Kayseri çözmüş.
Konya çözmüş.
Hemen yanımızdaki Bilecik çözmüş.
Onlar üreticisine yer açmış.
Biz hâlâ çare arıyoruz…
Şunu açık söyleyelim ki;
Bu sadece bir “depolama sorunu” değil.
Bu, Eskişehir’in geleceğini kaybetme riskidir.
Yer bulamayan gider.
Giden geri gelmez.
O halde soru şu:
Bu şehir üretmek isteyene yer açacak mı…
Yoksa şehrine yatırım yapan, daha yapmak isteyeni kendi eliyle dışarı mı gönderecek?
Bu sorunun yanıtı sahiden çok önemli…
Bekleyip görelim…