Bildiğiniz üzere Türkiye bir deprem ülkesi, bunu hepimiz biliyor ve ne yapılması gerektiği de tecrübeyle edinilmiş durumda. İşte tam da bu noktada “kentsel dönüşüm” hayat kurtaran bir proje olarak karşımıza çıkıyor.
Özellikle kentsel dönüşüm en önemli kavramı; sağlam ve güvenli yapılar. Bilimsel verilere uygun şekilde deprem yönetmeliklerine göre inşa edilen binalar, olası bir afette can kayıplarını en aza indirme potansiyeline sahiptir. Bu noktada kentsel dönüşüm sürecinde ortaya çıkan bazı sorunlara değineceğiz.
1- İmar Sorunu
Şehirlerde imar planı, caddelerin perspektifi ve sokakların yükseklikleri belirlenmişken dönüşüm yapılan parsellerde sosyal alan, donatı vb. oluşturulmadığı için yeniden dönüşüm sınırlı ve yeterli hale gelen yapılarda herhangi bir düzenleme yapılmamakta, yalnızca binalar güçlendirilmektedir.
2- Hukuki Sorunlar
İmar planından doğan hukuki problemler, arsa payında olan değişiklikler, taşınmaz üzerinde kurulan ayni haklar, şahıslar ve kamu kurumları arasında ortaya çıkan uyuşmazlıklar.
3- Bakanlık (Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı) ile Belediyeler Arasındaki Sorunlar
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile belediyeler arasında başlıca öne çıkan ve en önemli sorunlardan birisi de harçlar, vergiler, ruhsatlar, otopark bedeli ve kaldırım bedellerinin bakanlık tarafından alınmasına rağmen, belediyelerce dönüşüm alanı ilan edilen alanlarda bu bedellerin karşılanıp alınmasıdır. Bu durumda da problemlerin ortaya çıkması kaçınılmaz olmaktadır.
4- Hissedarların Sorunları
Hissedarlar, aile içi ve komşuluk hukukundan kaynaklanan paylaşımlarda ortaya çıkan hisse paylarının dağıtılması, hukuki ihtilaflar gibi çeşitli problemlere karşı karşıya kalmaktadır. Söz konusu durum her ne kadar hissedarların ortak kararı gibi gözükse de aslında üçüncü kişilerin yükünü firmalara da dokundurmaktadır. Aynı zamanda hissedarlar arasında uzlaşma sağlanamadığında, uzlaşım süreci uzamakta ve dava açılma yoluna gidilmekte, bu da süreci uzatmaktadır. Hissedarların bu tür durumlara bilgilendirilerek ikna edilmeleri gerekmektedir.
5- Rant Sorunları
Dönüşüm yapılacak yerlerin değer artışı konumundan kaynaklı olarak deprem riski taşıyan bölgelerde daire sayısının artırılması istenmekte ve bu durum tabiri caizse rant sağlama çabasına dönüşmektedir. Büyük bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır.
Sonuç olarak kentsel dönüşüm doğru uygulandığında mülkiyet hakkı, toplumsal yarar ve çevre düzeni açısından önemli bir politikadır. Devletin hukuki, cezai ve idari çerçevesi, belediyelerin bu çerçeveye uygun hareket etmesi ve etkin bir dönüşüm modeli, şehirleri afete karşı dirençli hale getirmek için hukuk ilkesi de gereklidir.
