Sedat Aydoğan
Köşe Yazarı
Sedat Aydoğan
 

BETONA DEĞİL, İNSANA YATIRIM!

Ahmet Ataç’ın bir tespiti var; “Biz betona değil, insana yatırım yapıyoruz.” Bu söz öylesine söylenmiş bir söz değil. Başkan Ataç’ın görev yaptığı yıllar boyunca ortaya koyduğu yüzlerce projeden süzülerek çıkmış, arkasında somut karşılığı olan bir tespit. Dahası, son derece haklı ve yerinde bir söylem. Çünkü Tepebaşı’nda karşımıza insan çıkıyor. Çocuk çıkıyor, kadın çıkıyor, genç çıkıyor, yaş almış vatandaş çıkıyor. Okula giden çocuğun beslenmesinden diş sağlığına, engelli çocukların topluma kazandırılmasından gençlerin sınavlara hazırlanmasına kadar pek çok konu Ataç’ın belediyecilik anlayışında kendisine yer buluyor. Yani Başkan Ataç, vatandaşın hayatına dokunan meseleleri belediyeciliğin asli görevlerinden biri olarak görüyor. Bence asıl mesele de tam burada başlıyor. Çünkü vatandaşın hayatını kolaylaştıran, ailelerin yükünü hafifleten ve insanların kendisini yalnız hissetmemesini sağlayan projeler, yalnızca bir belediye hizmeti olmaktan çıkıyor. İnsana dokunan bir sosyal politika haline geliyor. Bunun en çarpıcı örneklerinden birini de geçtiğimiz günlerde bir kez daha gördük. Başkan Ataç, Alzheimer Konukevi’nin 7’ncisini hizmete açtı. Mutlaka dikkatinizi çekmiştir. Alzheimer… Hepimizin çevresinde bir şekilde karşılaşabileceği, yalnızca hastayı değil ailesini de derinden etkileyen amansız bir hastalık. Allah kimsenin başına vermesin. Ama hayatın bir gerçeği olarak karşımızda duruyor. İşte Ataç’ın yaptığı da tam olarak bu gerçeği görüp, insanların yaşadığı sıkıntıyı kendisine dert edinmek. Alzheimer hastalarının bakımını üstlenirken, ailelerinin yaşadığı ağır yükü de hafifletmek. Bir başka ifadeyle; Hastanın bakımını güvence altına alırken, ailesine nefes alabilecekleri bir alan açmak. Bugün Alzheimer Konukevlerinde ulaşılan hasta bakım sayısının yüzlerle ifade edilmesi de yapılan işin boyutunu ortaya koyuyor. Üstelik burada yalnızca hastalara değil, ailelere de dokunuluyor. Nitekim Başkan Ataç’ın açılıştaki şu sözü de aslında bütün anlayışı özetliyor: “Bu merkezleri ailelerimiz için de açıyoruz.” Bence bu cümlenin altını özellikle çizmek gerekiyor. Çünkü mesele sadece bir konukevi yapmak değil. Mesele, bir ailenin en zor dönemlerinden birinde onun yanında olabilmek. Bir evladın ya da bir eşin taşıdığı yükü biraz olsun hafifletebilmek. Ataç’ın merkezde görev yapan sağlık çalışanlarına yönelik teşekkürleri de dikkat çekiciydi. Çünkü böylesine hassas bir alanda çalışan insanların yaptığı işin ne kadar büyük bir sorumluluk taşıdığının farkında. Ve onlara duyduğu saygıyı açıkça ortaya koyuyor. Velhasıl kelam… Yazının başına dönersek; Ahmet Ataç’ın “Biz betona değil, insana yatırım yapıyoruz” sözü, aslında yıllardır uygulanan bir belediyecilik anlayışının özeti. Evet… Tepebaşı’nda yıllar içerisinde yüzlerce proje hayata geçti. Ama bu projelerin önemli bir bölümünde asıl hedef beton değildi. Asıl hedef; İnsanın hayatına dokunmak, Ailenin yükünü hafifletmek, Çocuğa, gence, kadına, deneyimli vatandaşa nefes olmak. Bazen bir bina yaparsınız, sadece bir bina olur. Bazen de bir bina yaparsınız ve o binanın içerisinde yüzlerce insanın hayatına dokunursunuz. İşte aradaki fark burada. Tepebaşı’nda yıllardır ortaya konulan anlayışın özeti de aslında çok net: Betona değil, insana yatırım!
Ekleme Tarihi: 25 Eylül 2026 -Cuma
Sedat Aydoğan

BETONA DEĞİL, İNSANA YATIRIM!

Ahmet Ataç’ın bir tespiti var;

“Biz betona değil, insana yatırım yapıyoruz.”

Bu söz öylesine söylenmiş bir söz değil.

Başkan Ataç’ın görev yaptığı yıllar boyunca ortaya koyduğu yüzlerce projeden süzülerek çıkmış, arkasında somut karşılığı olan bir tespit.

Dahası, son derece haklı ve yerinde bir söylem.

Çünkü Tepebaşı’nda karşımıza insan çıkıyor.

Çocuk çıkıyor, kadın çıkıyor, genç çıkıyor, yaş almış vatandaş çıkıyor.

Okula giden çocuğun beslenmesinden diş sağlığına, engelli çocukların topluma kazandırılmasından gençlerin sınavlara hazırlanmasına kadar pek çok konu Ataç’ın belediyecilik anlayışında kendisine yer buluyor.

Yani Başkan Ataç, vatandaşın hayatına dokunan meseleleri belediyeciliğin asli görevlerinden biri olarak görüyor.

Bence asıl mesele de tam burada başlıyor.

Çünkü vatandaşın hayatını kolaylaştıran, ailelerin yükünü hafifleten ve insanların kendisini yalnız hissetmemesini sağlayan projeler, yalnızca bir belediye hizmeti olmaktan çıkıyor.

İnsana dokunan bir sosyal politika haline geliyor.

Bunun en çarpıcı örneklerinden birini de geçtiğimiz günlerde bir kez daha gördük.

Başkan Ataç, Alzheimer Konukevi’nin 7’ncisini hizmete açtı.

Mutlaka dikkatinizi çekmiştir.

Alzheimer…

Hepimizin çevresinde bir şekilde karşılaşabileceği, yalnızca hastayı değil ailesini de derinden etkileyen amansız bir hastalık.

Allah kimsenin başına vermesin.

Ama hayatın bir gerçeği olarak karşımızda duruyor.

İşte Ataç’ın yaptığı da tam olarak bu gerçeği görüp, insanların yaşadığı sıkıntıyı kendisine dert edinmek.

Alzheimer hastalarının bakımını üstlenirken, ailelerinin yaşadığı ağır yükü de hafifletmek.

Bir başka ifadeyle;

Hastanın bakımını güvence altına alırken, ailesine nefes alabilecekleri bir alan açmak.

Bugün Alzheimer Konukevlerinde ulaşılan hasta bakım sayısının yüzlerle ifade edilmesi de yapılan işin boyutunu ortaya koyuyor.

Üstelik burada yalnızca hastalara değil, ailelere de dokunuluyor.

Nitekim Başkan Ataç’ın açılıştaki şu sözü de aslında bütün anlayışı özetliyor:

“Bu merkezleri ailelerimiz için de açıyoruz.”

Bence bu cümlenin altını özellikle çizmek gerekiyor.

Çünkü mesele sadece bir konukevi yapmak değil.

Mesele, bir ailenin en zor dönemlerinden birinde onun yanında olabilmek.

Bir evladın ya da bir eşin taşıdığı yükü biraz olsun hafifletebilmek.

Ataç’ın merkezde görev yapan sağlık çalışanlarına yönelik teşekkürleri de dikkat çekiciydi.

Çünkü böylesine hassas bir alanda çalışan insanların yaptığı işin ne kadar büyük bir sorumluluk taşıdığının farkında.

Ve onlara duyduğu saygıyı açıkça ortaya koyuyor.

Velhasıl kelam…

Yazının başına dönersek;

Ahmet Ataç’ın “Biz betona değil, insana yatırım yapıyoruz” sözü, aslında yıllardır uygulanan bir belediyecilik anlayışının özeti.

Evet…

Tepebaşı’nda yıllar içerisinde yüzlerce proje hayata geçti.

Ama bu projelerin önemli bir bölümünde asıl hedef beton değildi.

Asıl hedef;

İnsanın hayatına dokunmak,

Ailenin yükünü hafifletmek,

Çocuğa, gence, kadına, deneyimli vatandaşa nefes olmak.

Bazen bir bina yaparsınız, sadece bir bina olur.

Bazen de bir bina yaparsınız ve o binanın içerisinde yüzlerce insanın hayatına dokunursunuz.

İşte aradaki fark burada.

Tepebaşı’nda yıllardır ortaya konulan anlayışın özeti de aslında çok net:

Betona değil, insana yatırım!

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve bsnmedya.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.