CHP ile ilgili gelişmeler çoktan hukuk tartışmalarının dışına çıktı.
Seçmen yaşananları “Partiye el koyma operasyonu” olarak okuyor.
Bu yüzden mahkeme kararı ile göreve gelen yönetim aradığı desteği toplumdan bulamıyor.
Aksine partinin ele geçirildiğine inanan halktan tepki görüyor.
Butlan yönetiminin yanında olup, “Belki gelecekte bir koltuk kaparız” hesabı yapanlar bile kafalarını kaldıramıyor.
İl Başkanı Talat Yalaz, o isimler için ‘korkak ve acizler’ dese de buna katılmıyorum.
Bana göre, “utanıyorlar!”
Evet evet bildiğiniz utanıyorlar, sıkılıyorlar.
Çünkü verdikleri mücadelenin toplumda bir karşılığı olmadığını onlar da görüyor.
Eskişehirlinin gözünün içine bakamayacaklarını onlar da biliyor!
Bu yüzden yarın Eskişehir örgütlerine yeni atamalar yapıldığında Eskişehir’de karşılıkları olmayacak.
Bırakın destek bulmayı, her ortamda epeyce tepki çekecekler.
Çünkü siyaset kağıt üzerinde değil, her zaman meşru zeminde ilerler...
Örneğin yarın Eskişehir örgütlerine bir atama yapılsa bile;
Belediye başkanı kimi arayacak?
Milletvekili kimi muhatap alacak?
Taban kimi dinleyecek?
Seçmen kimi temsilcisi olarak görecek?
Bu yüzden yarın bir atama yapılsa bile Eskişehir’de insanların arayacağı o isim elbette Talat Yalaz olacak.
+++
Ben Eskişehir özelinde baktığımda tabloyu oldukça net görüyorum.
Talat Yalaz’ın arkasında ciddi bir örgütsel destek var.
Ayşe Ünlüce’nin...
Kazım Kurt’un...
Ahmet Ataç’ın...
Yılmaz Büyükerşen’in...
Aynı fotoğraf karesinde yer alması sıradan bir olay değil.
Bu isimler yalnızca CHP’nin değil, Eskişehir siyasetinin de ağırlık merkezleri.
Bugün Eskişehir’de herhangi bir siyasi gelişme yaşandığında insanların dönüp baktığı, sözünü önemsediği ve toplumsal karşılık verdiği isimler bunlar.
Daha da önemlisi, bu isimlerin etkisi yalnızca CHP seçmeniyle sınırlı değil.
Yıllardır bu şehirde yaşayan herkes bilir ki; bu isimlerin etrafında sadece CHP’liler bulunmaz.
İYİ Partilisi vardır.
Zafer Partilisi vardır.
Kararsız seçmen vardır.
Sandığa gitmeyen vardır.
Hatta AK Partili olup bu isimlere saygı duyan bir kesim bile vardır.
İşte bu nedenle Ankara’dan gelecek olası bir tasarrufun Eskişehir’de karşılık bulacağını düşünmüyorum.
+++
Hatta bana göre süreç ilerledikçe ortaya daha farklı bir tablo çıkabilir!
Bugün CHP örgütüne yönelik bir müdahale olarak görülen süreç, yarın çok daha geniş bir toplumsal dayanışma duygusunu ortaya çıkarabilir.
Çünkü Eskişehir sıradan bir şehir değil!
Bu şehir yıllardır muhalif kimliğiyle öne çıkıyor.
Yerel yönetim tercihleriyle biliniyor.
Demokrasiye ve seçilmiş iradeye verdiği değerle fark yaratıyor.
Bu nedenle yaşanacak gelişmeler yalnızca CHP tabanında değil, daha geniş kesimlerde de karşılık bulabilir.
Ve tam da bu noktada işin siyasi boyutu farklı noktalara doğru gitmeye başlar.
+++
Biliyorsunuz Eskişehir’de CHP ile AK Parti’nin zorlu bir mücadelesi var.
Yarın ise karşılarında yalnızca CHP (veyahut yeni bir toplumsal hareketin) örgütünü değil, çok daha geniş bir toplumsal sahiplenme duygusunu bulabilirler.
Ben bugün Eskişehir’de biraz da bunu görüyorum.
Zaten Eskişehir’de bunun örneklerini gördük.
Eskişehirli sahip çıkmak istediğini sonuna kadar sahiplendi.
O yüzden bugün yaşananları yalnızca ‘CHP’deki gelişmeler’ olarak okumak büyük hata olur.
Çünkü mesele artık bir parti meselesi olmaktan çıkıyor.
Bir irade meselesine dönüşüyor.
Ve görünen o ki Eskişehir, o iradenin yanında durmaya hazırlanıyor.
Tüm bunlardan dolayı da AK Parti’nin Eskişehir kurmayları, şehir siyasetini yeniden okumaya hazırlanmalı!