Derdimiz ne kimseye yanıt vermek;
Ne de bir gündemin peşinde takılmak.
Ancak;
Bir konuda görüşlerimizi yazmadan duramadım.
O da Başkan Ataç’ın sözleriyle ilgili...
++++
Ahmet Ataç’ın kongrede yaptığı konuşmada kullandığı, “CHP olmadık insanların eline kaldı” sözü bir anda farklı yerlere çekildi.
O halde en sonda söyleyeceğimi en başta söyleyeyim ki;
Ataç’ın bu sözü, yıllarca beraber yürüdüğü arkadaşlarına söylediğini düşünmek bile başlı başına bu konuşmayı kötü niyetle okumaktır!
Zira...
Ataç’ın açıklamasını, aynı mücadelede omuz omuza yürüdüğü insanları küçümsemek olarak okumak büyük haksızlık olacaktır.
Çünkü Ataç’ın itirazının, halkın ve parti üyelerinin iradesini gölgeleyen anlayışa olduğu çok açıktır.
Zaten asıl mesele de burada başlamıyor mu?
Üyelerin seçimine, delegelerin iradesine ve halkın değişim talebine rağmen, bir butlan kararıyla tüm bunların çiğnenip geçilmesine yapılan bir itiraz nasıl görmezden gelinir?
O yüzden asıl konuşmamız gereken, dün kimin hangi partide olduğu değil de;
Antidemokratik bunca yaşananlara kimin omuz verdiği değil midir?
Asıl, dava arkadaşlarını ezip geçenler, bu sürece destek verenler değil midir?
Buna rağmen Başkan Ataç yine de tek bir isme, isimlere değil;
Butlan sürecinin antidemokratik işleyişine işaret ediyor.
Ahmet Ataç’ın kastı da işte tam olarak budur.
Zira CHP; kişisel hesapların ve sandığın üzerine çıkan müdahalelerin adresi olamaz.
Olmamalı da...
Olmaması gerektiği için zaten kurulmuştur YENİ Parti.
++++
Tüm bunlardan dolayı Başkan Ataç’ın niyeti nettir.
Ne eski yol arkadaşlarını incitmek...
Ne de CHP’ye yıllarca emek vermiş insanları değersizleştirmek.
Onun itirazı başka yere...
Muhalefetin gücünü zayıflatan, halkla kurduğu bağı koparan anlayışa!
CHP’yi toplumdan, değişimden ve iktidar hedefinden uzaklaştıran zihniyete...
Ataç’ın söyleminin hedefi tam olarak budur...
Sadece Ataç’ın değil, kendisini sosyal demokrat olarak tanımlayan, Cumhuriyet’in ve demokrasinin yanında olduğunu söyleyen herkesin savunduğu fikir de budur.
Yani kişilerin değil ilkelerin...
Koltukların değil sandığın, demokrasinin yanında durmaktır...
Kendisini bu tanımlamanın içinde görmeyen hiç kimse, Ataç’ın o sözlerini zaten üzerine almaz.
Alamaz!
Velhasıl...
Ataç’ın sözleri tek bir gönüldaşına değil;
Tamamen iktidarın ekmeğine yağ süren muhalefet üzerine kurulan oyunlaradır.
Bunun dışındaki yorumlar ise kuru havadan nem kapıp siyaseti kötü kanallara aktarmaktan öte bir girişim değildir!
Söylemeden edemedim...