AK Parti’de süreç şöyle işler;
“Genel seçimlerde kontenjan vekiller belli olur.
Teşkilatların başına yeni isimler getirilir.
AK Parti’nin kurmayı haline gelen bu yeni isimler hemen karar alır;
Derler ki; ‘Eski hataları yapmayacağız, ilk seçimleri kazanacağız’
Lakin bu kararın bozulması çok sürmez.
Mahalle baskısı nedeniyle belediyelere eleştirilerini sertleştirmeye başlarlar.
Her defasında da bu eleştiriler bir duvara çarpıp geri döner.
Zira artık ezberlenen, klişe halini alan eleştiriler, belediye başkanlarının kentlide kazandığı teveccühü daha da artırmaktan başka işe yaramaz!”
++++
AK Parti’de hiç değişmeyen hatta gelenek halini alan sonraki süreç de vardır.
Şöyle;
“Yeni vekiller teşkilatlarla anlaşamamaya başlar önce...
Teşkilatlar, vekiller arasından seçim yapmaya zorlanıp, seçilen vekille hareket etmeye itilir.
Ayrımın fitili böylece ateşlendikten sonra vekillerin arasına da ayrı gayrı girmesi çok uzun sürmez.
Bu ayrı gayrılar süreç içerisinde bir anda güç çekişmelerine döner.
Vekiller arasında soğukluk hiç olmadığı kadar artar, vekillerle teşkilatlar arasındaki anlaşmazlıklar da iyice gün yüzüne çıkmaya başlar.
Hatta bu anlaşmazlıklar geçmişteki gibi artık parti koridorlarında da kalmaz; toplum içine, siyaset kulislerine çok net biçimde yansır!
Dahası parti toplumdan da halktan da gündem de kamuoyundan da uzaklaştıkça uzaklaşır, siyaset bir kez daha salonlara hapsedilir…
+++
Sanıyorum ki, AK Parti bir kez daha dejavu yaşıyor!
Yukarıda sözünü ettiğim tüm süreçler bugün ziyadesiyle yaşanır oldu zira...
Kurmaylar arasında çok sert rüzgârlar esiyor yine.
Herkesin kendisine özel gündemi var.
Ortak bir akıl, ortak bir mücadeleden uzaklaşalı çok oldu.
Ve bu tablo bir kez daha alınan o meşhur kararı hemen bozdu.
“Eski hatalara düşmeyeceğiz rakiplerimizi körü körüne eleştirmeyeceğiz. Sahada olacağız, halkla siyaset yapacağız, hizmetimize bakacağız” söylemleri yerini tam tersine bıraktı.
+++
AK Parti’nin Eskişehir’deki bugünkü halini bu pencereden görüyoruz.
Değişmeyen, değiştirilemeyen, değiştirilmesi sanırım imkânsız hale gelmiş meşhur süreçler bir kez daha nüksetti.
Son zamanlardaki çekişmeler, her bir kenara dağılmış kurmaylar, siyasi rakiplere yönelik anlık parlamalar, halktan kopup salonlardan siyaset üretmeye çalışmalar vs.
Sanırım bu tablo AK Parti’nin kaderi oldu.
Ve o kaderin sonunu artık hepimiz biliyoruz.
Kaybedilmiş seçimler ve tekrar başa saran teybin kaseti…
İktidar partisi için çok üzücü…
