CHP’de bundan sonra neler olacağını bilmek için kahin olmaya gerek yok!
Yargı yoluyla partiyi ele geçiren Kılıçdaroğlu’nun bundan sonra o koltuktan kalkmayacağını herkes biliyor...
Kimse de ‘kurultay toplanacak’ diye bir beklenti içerisinde değil.
Herkes iyi biliyor ki Kılıçdaroğlu yönetimi, bundan sonra karşısında duran tüm isimleri, yönetimleri, örgütleri doğraya doğraya yoluna devam edecek.
Bu yüzden “Partimizi saraya teslim etmeyiz” direnişinin gündemi de en çok 15 gün sürecek.
Zira mührü eline geçiren Kılıçdaroğlu, parti içindeki muhalif kadrolarla yollarını ayırdıkça, yeni bir partide birleşme fikri kaçınılmaz hale gelecek!
Yani çok yakında, ya geçmişte kurulan Ekim Partisi veyahut SHP’nin yeniden canlandırılması gibi gündemin içerisine girmek zorunluluk halini alacak.
+++
Peki, bu tabloda ne olur?
Aslında bu soruya yanıt vermek zor değil!
Soruya geçmişte yaşananlara bakarak cevap verebiliriz.
Hatta çok öteye gitmeye de gerek yok.
Kendi şehrimizden örnekle anlatabiliriz.
Bunun için 2004 ve 2009 mahalli seçim sonuçlarına bakmak yetecektir.
DSP, 2002’deki genel seçimlerde yüzdelik partiler arasına katıldı.
Buna rağmen 2004 yılında yapılan mahalli seçimleri Eskişehir’de yüzde 45 ile kazandılar.
Yetmedi, 2009’a gelindiğinde DSP artık bir tabela partisi halini alsa bile Eskişehir’deki oyunu bu kez yüzde 52’ye yükseltti!
CHP o seçimde Eskişehir’de sadece yüzde 2,7’ydi!
Üstüne üstlük, o dönemde DSP’ye oy verenlerin tamamı sol seçmenden oluşmuyordu.
Milliyetçi seçmen de vardı.
Muhafazakâr seçmen de vardı.
Merkez sağdan gelenler de vardı.
Amaç sadece Yılmaz Büyükerşen’in devam etmesini sağlamak değil, AK Parti’nin kazanmasının önüne geçmekti.
Öyle de oldu...
Ve Eskişehirli o gün verdiği kararı bir daha hiç değiştirmedi!
+++
Her ne kadar bu gücü, ‘Yılmaz Büyükerşen gücü’ olarak yorumlasak da arkasında halkın ortak bir kararı olduğunu da hemen söylemeliyiz.
Toplumun partinin adına, rengine bakmadan bir partide karar kılabileceği ve peşinden gidebileceğini Eskişehir’de 2004 ve 2009’da yaşayarak gördük.
Bu yüzden başka bir parti altında gidilecek yolun, toplumdan güçlü destek alabileceği oldukça mümkündür.
Hatta!
İster Ekim Partisi olsun, ister SHP olsun, ister başka bir parti olsun, hangisi olursa olsun bu oluşum sadece CHP’nin alternatifi olarak görülmeyecek, yine Eskişehir’de 2004 ve 2009’da yaşandığı gibi AK Parti karşıtlarının tümden birleştiği bir kurum haline bile gelebilecektir.
Bu da pekala kuvvetle olasıdır!
+++
Bunların olmaması, yaşanmaması için hiç bir neden yok.
Zaten süreç oraya doğru akacaktır.
Sonucunda ne olur, yolun sonunda ne vardır, o kadarını elbette bilemeyiz.
Lakin...
Mutlak butlan kararının ardından ortaya 3ncü bir seçeneğin çıkacağı yüksek ihtimaldir.
O ihtimalin vücut bulması, yıllardır iki kutba sıkışmış siyasete de nefes aldıracaktır.
Hatta biraz daha ileri gidelim.
CHP’yi yüzdelik partiler arasına yollayıp, belki de AK Parti’yi de iktidarından edecektir.
Eskişehir’de oldu.
Ülke genelinde neden olmasın?
