Biliyorsunuz Rektör Fuat Erdal, atandığının hemen ertesinde görevden alındı!
Nedendir, niçindir kimse halen bilmiyorken, yerine 2024’ün Aralık ayında Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel atandı.
Hatta atandığı günlerde Sayın Adıgüzel’in rektörlüğünün çoktan belirlendiği iddia edilmişti.
Neyse…
O günleri yeniden anlatmayalım.
+++
Prof. Adıgüzel, koltuğa büyük bir skandalla oturdu.
“Makamında yıllardır duvarda asılı olan Atatürk Portresini kaldırmayı ilk iş olarak seçince” büyük tepkiler aldı.
Skandal, “Portreyi üniversitenin müzesine kaldırdık” denilerek geçiştirildi.
Meselenin kapatılmasının hemen sonrasında Sayın Rektör kolları sıvayıp işlere girişti.
Mezunu olduğu üniversitenin İletişim Fakültesine yakışır işler yapmaya başladı.
Bir anda üniversiteyi vitrine koyacak işlere koyuldu.
“İletişim Mezunu Gazetecilerle” hemen kontağa geçti.
İlk buluşmalarını onlarla yaptı.
Kendisini şehre anlatmaya çalıştı, neler yapmak istediğinden bahsetti.
Sonra iletişimini daha da güçlendirip vitrine çıkmaya başladı.
Hatta üniversitenin haber merkezini bile bir haber ajansına çevirdi.
O derece!
Yani her zaman önde olmayı seçti, kurumunu da öne çıkaran işlerle meşgul oldu.
Onların en önemlilerinden birisi de İstanbul’da yaşandı!
+++
Eskişehir’in üniversitesinin rektörü, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününü İstanbul’da boğaza nazır kutlamayı tercih etti.
Sadece “Eskişehir’in seçkin gazetecileri” değil; ulusal medyadan da davetli gazeteciler ile bir etkinlik düzenledi.
Anadolu üniversitesi ile yaptığı işleri Boğaz Manzaralı anlattı.
Neler söyledi, neler anlattı çok kıymetli meslektaşlarım mutlaka şehre döndüklerinde anlatacaklardır.
Mesela Sayın Asalet Salgınoğlu, daha şimdiden şunu söylüyor;
"Ulusal medyada çalışan gazeteciler, Eskişehirli siyasilerden o kadar ümitsiz ki Sakaryabaşı'ndaki su sorununu çözmesini bile Adıgüzel'den istiyor!"
+++
Lafı dolandırmayalım…
Sayın rektörümüzün rektörlüğe atanmasından bu yana sergilediği bu tavır siyasi kulislere de hemen yansıdı.
Hele hele son İstanbul çıkarmasının artık apaçık bir PR çalışması ve özellikle bir hazırlığın en somut ilk adımı olduğu şehirde konuşulmaya başlandı!
O hazırlığın da siyasi bir hazırlık olduğu, Sayın Adıgüzel’in yapılacak olan ilk mahalli seçimlerde AK Parti’nin Eskişehir Büyükşehir Adayı olarak gösterileceği kulaktan kulağa konuşulur oldu.
Daha doğru bir tabirle zaten böyle bir düşüncenin olduğu, Boğaz Manzaralı etkinliğin de bunun açıkça onayı olduğu konuşulmaya başlandı.
Beri yandan Sayın Adıgüzel’in şehrin bazı AK Partili vekillerine epeyce yakın olduğunun bilinmesi, bir rektörün boğaz manzaralı etkinlikler düzenlemesi, gazeteciler için benzer geziler tertip etmesinin bir başka anlam ifade etmeyeceği de konuşulanlar arasında geçiyor.
+++
Son bölümde gelelim bizim yorumumuza…
Biliyorsunuz, Yılmaz Büyükerşen bir hesap uzmanı olsa da bir iletişimci olarak tanındı, bilindi.
Üniversite’den çıkarak şehri yıllarca yöneten bir aktör oldu.
Şimdi benzer bir yola Sayın Adıgüzel de girmiş gibi bir izlenim oluştu.
Eğer öyleyse, böylesi bir adaylık hem kendisine hem de AK Parti’ye çok yakışır.
Zira iyi iletişimciler, yönetimsel anlamda da iyi işler çıkarır.
O yüzden böylesi bir adaylığı çok uygun bir adaylık olarak görür hem de destekleriz…
