Eskişehir’de CHP denilince akla ilk gelen isimler belediye başkanlarıdır.
Son dönemde bu denkleme bir isim daha güçlü şekilde eklendi;
O da Talat Yalaz.
Sadece teşkilat gücüne yaslanan bir İl Başkanı profilinin ortaya çıkmasıyla birlikte, CHP’nin şehirdeki siyasi dengesi daha sağlam bir zemine oturdu.
Bu tablo, elbette en çok AK Parti cephesinde dikkatle izleniyor.
+++
AK Parti kendi yol haritasını ararken, biz CHP’nin iç dinamiklerine bakalım.
Çünkü CHP, Eskişehir’de ne kadar güçlü görünüyorsa, bir o kadar da geçmişten gelen iç gerilimlerle anılan bir yapı.
Bu şehir, başkanlar arası rekabetin defalarca sahneye çıktığı dönemleri unutmadı.
O rekabet sadece vitrine çokça yansımadı…
Perde arkasında da bazı isimlerin işine yaradı.
Kimi o gerilimle konumunu güçlendirdi, kimi geleceğe yatırım yaptı!
+++
Bugün kulislerde dolaşan hava, eski alışkanlıkların yeniden hareketlendiğini gösteriyor.
Başkanlar arasına yeniden mesafe koymak isteyenlerin ajandasında bu kez Talat Yalaz da var.
Öyle bir atmosfer oluşturuluyor ki, Yalaz’ın taraf seçmeye zorlandığı algısı bilinçli şekilde pompalanıyor.
Sadece bu da değil…
Bazı masalarda, başkanlar arasındaki dengeyi bozacak senaryoların konuşulduğunu görmek için derin analizlere gerek yok!
+++
Bu denklemde ayrı bir parantez açılması gereken isim ise Ayşe Ünlüce.
Ünlüce, izlediği siyasi çizgiyle parti içinde yeni bir çatlak oluşturulmasına dönük hamlelere adeta set çekiyor.
Daha sakin, daha kapsayıcı ve denge gözeten bir tutumla ilerliyor.
Öte yandan hem Kazım Kurt’un hem de Ahmet Ataç’ın, geçmişteki tecrübeleri nedeniyle bu tür oyunların parçası olmayacak kadar temkinli olduklarını da biliyoruz.
+++
Ancak şu gerçek değişmiyor:
Geçmişte o rekabetten beslenenler bugün de pusuda.
Fırsat kolluyorlar.
Zemin arıyorlar.
Aynı filmi yeniden sahneye koymak istiyorlar.
+++
Ama bu kez şartlar farklı.
Ne CHP’nin ne de parti içindeki aktörlerin, eski defterleri açacak zamanı var.
Ne ülke gündemi buna izin veriyor ne de seçmenin beklentisi.
Daha net bir ifadeyle;
“CHP’nin bugün asıl büyük sınavı dışarıyla değil, içeride bu oyuna düşmemekle ilgili!”
Çünkü bu şehirde artık mesele kimin kimi geçtiği değil…
Kimin birlikte yürüyebildiğidir!!!
Zira bundan sonraki süreçte kutuplaşanlar, ayrışanlar değil, birlikte yürüme kültüründen vazgeçmeyenler kazanacaktır…

