CHP’de enteresan bir psikoloji oluşmaya başladı;
“Hesap ver Talat Yalaz!” psikolojisi.
Parti içinde ortaya çıkan tüm olumsuzluklar karşısında beklenti bu yönde gelişiyor!
İşin en kaçamak yöntemi bu!
Şehrin iktidarında bulunan bir parti için çok da sağlıklı bir tablo değil.
Anlatalım…
+++
CHP durduk yere yine çalkantılı günlere girdi.
Hani “CHP için rakibe gerek yoktur, kendisi bunun için yeter” derler…
Sanırım Eskişehir’de olup bitenlere bakınca bunun ne kadar doğru olduğunu yeniden anlıyoruz.
Şimdi kişisel kavgaların içine bir de “at suçu kurtul” modası eklendi ya, iş hepten komikleşmeye başladı!
Örneğin…
Parti organlarından birisi bir program yapar, salon dolmaz, ilgi görmez, suçlusunu İl Başkanı Talat Yalaz yapmaya çalışırlar;
“Konuş Talat Yalaz, bu salon neden dolmadı neden herkes kafasına göre program yapıyor” derler.
Parti içinden birisi mecliste kafasına göre takılır, “Konuşsana Talat Yalaz, ne bu rezalet?” diye sorarlar.
Parti yöneticileri içinde laf dalaşı başlar, “Anlat Talat ne bu hal?” diye çıkışırlar.
İlçe başkanları ortada görünmez, tek biri taşın altına elini koymaz, “Hayırdır Talat Yalaz?” diye çemkirmeye başlarlar!
Mecliste gerginlik olur, “Hayırdır Talat Yalaz”
Sokakta hareket olur, “Yetiş Talat Yalaz”
Partililer birbirine girer, “Koştur Talat Yalaz”
Yahu iş öyle bir hale büründü ki, sokakta taşa takılıp düşseler, “Kör müsün Talat Yalaz?” diye bağıracaklar!
Ama demeyecekleri, diyemeyecekleri de bir şey var;
“Yahu biz bu partide görev alıyoruz, hasbelkader bir yerlere seçmişler, partiye üyeyiz;
Ekonomi yangın yeriyken, her gün partimize başka bir operasyon yapılırken sorumluluk alalım, hiçbir şey yapamazsak bile bekleyelim, partimize destek olalım!” sözüdür.
Çünkü kolay olan budur onlar için.
Yıllardır hep aynısını yaptılar!
“Sus, saklan, sorumluluk alma…
Sonra çık, en yüksek perdeden hesap sor!”
Üstüne bir de ‘parti beni onu yapmadı, bunu yapmadı’ diye ağlan dur.
NOT; Bu yazının ardından bazıları yine küplere binip, “Bu yazar bizim partiyi eleştirmiş, nerede bu Talat Yalaz” diye isyan edebilir. Benden söylemesi…

